8 Eylül 2018 Cumartesi

yeni ev

taşındık. bilmediğim bir mahallede, daha farklı bir insan profilinin ortasındayım. yaş ortalaması da yükseldi. istanbul hayatının daha bir ortalarındayım gibi geliyor nedense. kıyı, köşeden ortalara doğru bir ilerleme. şehir hayatının farklı bir yönünü keşfetme. uzun süre çalışılabilecek bir kafe bulabilecek miyim diye merak ediyorum.

evin yanındaki ceviz ağacını seviyorum. burada güzel günlerimizin olmasını ümit ediyorum. hayal dünyasında yaşamak istiyorum. gölgeler, müzikler, yağlı boya ile yaptığım kötü çizimler, playstationlar ve kahkahalarla olmayan bir ülkede yaşam sürmeyi diliyorum.

cooking craze oynayan çok uzun tırnaklı bir kız var. bir yandan da sigara içiyor. dopamin seviyelerimizde genel bir düşüş yaşanıyor sanki. bir de sol kolunda geyik ya da ceylan dövmesi olan zarif bir kadın var. kadının karşısındaki adamın ismi veysel. ellerindeki bardaklarda adamın ismi yazıyor çünkü. ben de camekanın arkasından onları izleyebiliyorum. tıpkı yeni evin balkonunda olduğu gibi. saklanarak insanlara bakıyor, uzun uzun görünüm ve mimiklerinden nasıl hayatları olabileceği ve beden dillerinden yanlarındakiyle aralarında ne tür bir ilişkinin olabileceğine dair tahminlerde bulunabiliyorum.

birbiriyle ilgisiz cümlelerden oluşan bir yazı sonlandı. ey gelecekteki ben, geçmişten sana yazıyorum.