pazartesi
bu sefer finaller senlikli bitti. pazartesi sabah kalkildi, iki dersin paperi hocalara teslim edildi. sonrasinda kutuphaneye gidildi, klavye kullanilmayan graduate study room'da klavye kullandigim icin bir baska ogrenci tarafindan oradan kovuldum. kutuphane'de yer bulamayinca eve gitmeye karar verdim. o sirada disarida otururken yanima anis geldi, biraz konustuktan sonra, mascha beni anisten kurtardi, sonra aysegul yanima geldi beni mascha'dan kurtardi. ve boylece complit grad office'te calismaya devam etme karari alindi. grad office sicakti, iceride heidi vardi, "small talk" sonrasi, aysegul de grad office'e gelen ogrencisini gorurken, bir yandan ceren paper yetistirmeye calisiyordu. ama iki kisi ayni odada pek iyi calisilmadigini kesfetmesi cok zamanini almadi. sonra aysegul eve gitti. sonra heidi de gitti, yalniz kalindi. paper yetistirme calismalari sirasinda kutuphaneye gidildi gelindi, o tatsiz tutsuz tavuklu salatadan yenildi. sonra umm ile zeynep ucagi takip edildi. her seferinde, yeraltinda olan ofisten atki, eldiven, bere uclemesi dosenilerek cikildi, sigara icildi, meynep'in anasina durumu iyidir mesaji verildi. geri donuldu. saat 9da cikilarak metroya gidildi, metroda aysegulle bulusuldu, beraber havaalnina gidildi, zeynep ilk anda kimseyi taniyacak durumda degildi. havaalanindan geri donuldu, aysegul'e ugranarak sisme yatak alindi. aysegul evinde birakildi, eve gelindi. zeynep cay ictikten sonra sizdi, ceren bir sayfa daha yazdi, dayanamadi uyudu.
sali
sali sabah kalkildi, paperin bitmesi gerekiyordu, zeynep saint louis bread company'e gidip alisverisler yapti, ingilizce yeteneklerini gosterdi. bu arada c. evde dalga gecme paper yazma kombinasyonuna devam etti. bir ara z. disari cikti, delmar'i gezdi, eve geldi, c. hala paper yaziyordu. sonrasinda kahve sigara asiri dozu yasandi. kapi onunde muhabbetler ilerlerken paper hatirlandi.


.gif)




