27 Mayıs 2010 Perşembe

mutlu olmak varken

bu fer düz mutlu olmak varken bu dünyada şarkısını ilk duyduğum külüstür gününü hatırlıyorum. İlk gidişimdi oraya, böyle türkçe türkçe, müzik müzik ardarda ne güzel çalıyorlar demiştim. sonra bir de bonus ezgi'nin günlüğü coverı.
bir de işte bira içiyorduk o gün. muhabbet güzeldi. ısıtıcısız sigara içilebilen zamanlar.

bu şarkıyı sevmiş olmasam anılarımın benim olduğumdan şüphe edicem. o gün bira içiyorduk da sanki hiçkimse yoktu orada, ben bile yoktum sanki. muhabbet güzeldi, ama hatırda konuşulan yok. önemi de yok.

geceler geldi dayandı kapımıza. tek olan bu.

22 Mayıs 2010 Cumartesi

malzemenin belleği

Biraz okudukça anlıyorum ki malzemenin de belleği var. Nedense eşyanınki geliyor insanın aklına ilk. Sonlanmış olandan, eşyadan farklı olarak malzeme (bazen kendisi de bir sonluluk teşkil ediyor) temsil ettiği, hatırlattığıyla o kadar geniş bir alana gönderme yapıyor ki. Taş, cam, kum, kurşun gibi şeyleri ne kadar çok şeyle ilişkilendirebilirsin. ve bunların bütününden bir iş yaptığında, bu malzemelerin birçoğunun da söyleyecek sözü oluyor böylece. Biraz kelime gibi, ama ondan daha da yoğun. Malzemenin metaforu olur muymuş?

Handan Börüteçe'nin işi de hoşuma gitti. Kır-Gör, 85'te sergilediği. Neolitik zamandaki evlere benzer bir ev yapıyor ve kutsal simgelerin yerine televizyon ve video yerleştiriyor. Ölülerin konulduğu yere de çöp. Belki eleştirisi çok direkt, çok bilindik. Ama bir de işin kendisini görmek gerekiyor tabii, arkeolojiyle bugünü o şekilde birleştirmesi parlak, vurucu olmuş.

20 Mayıs 2010 Perşembe

indir bakalim cocugum

erken yatani kediler kovalar, sonra ust kattaki tikir mikir, mirmirlar uyandirirmis.

boylece `tovbe!` demeden, gece tirnak kesmeleri dinlemeden, buyuklerimize basvurmadan, kucuklerimizi kayirmadan indirilcekler album listesi hazirlanirmis. buraya konurmus ki, 2010 yili verimli, lifli, bagirsak sendromsuz gecsin. muzikle hayati sindirelim, hayati kuyrugumuza takalim, o degil biz onden kosalim. kopekler gibi şen, bir takim kedilerimiz gibi kumlari eseledikten sonra uluyalim. kamuoyunun oybirliğiyle seçtiği, kıyıda köşede kalmamış ama henüz tınılmamış albümleri indirelim.

tha national - high violet
the tallest man on earth - wild hunt
flying lotus - cosmogramma
four tet - there is love in you
owen pallett - heartland
gonjasufi - a sufi and a killer
bonobo - black sands
nick cave and warren ellis - film score
65daysofstatic - we were exploding anyway

17 Mayıs 2010 Pazartesi

hatirladim



















bir de beni 2007deki bienalde cok etkilemis olan vahram aghasyan'in resimleri var. murcof'la guzel gidecek fotograflar. onlari da tekrar kesfedince eklememek ayip demek.



















oda

kucuk bir duzenlemeyle sari isik altinda pembelerin daha da pembelestigi, sanki yatakta yatinca butun dertlerin ucup gidecekmis gibi durdugu ve koseden patti'nin baktigi bir odam oldu. elbette acilacak kutular, atilacak ivir zivirlar var. onlar da bir dahaki girisime.

13 Mayıs 2010 Perşembe

ani setyan

ani ile ilgili bilgi bulamamak beni iyice mi delirtti? güncel sanat gündemine düştüm, işler çığrından çıktı.
ama ne güzel yağmur yağdı böyle geceyi serinletti.
ama ama bir haftada ev yaşamımdan gitgide korkmaya başladım. nereden çıktı, bir iki heyecan birikirken, birden?
ayrıca bana tatile gitmenin hiç yaramadığı da ortaya çıktı. aklımın oraya takılmasından başka hiçbir işe yaramayan zaman dilimleri geçiriyorum tarlalarda ve sahillerde. bok yesin burayı okumayan herkes bi de, insanlığa laf ettim. başıma bir şey gelmedi (osman efekti)
lütfen beni bakıma alınız, ben de kendimi şaşkınlar içerisinde izlemek dışında bir şey yapamıyorum bu aralar.

11 Mayıs 2010 Salı

the choking game

choking game oynamadigimiz oyunlara ve guzel bir sarki ismine isaret ediyor. gunlerden sonra ilk defa neskayfe iciliyor. cerkezkoyun kopeleri, gulumseyisi ve sessizligi gundemi istanbul a kadar ertelemeyi sagliyor. sanki kucucuk, yine sicak nehirli, boyle bir sehir gundemi, oralardan buralardan kusatiyor. bunlarin arasinda kararlilikla `neyi istersin` sorusuna verilen yanit ise `durdugumuz yere gitsek, hic ofis isi yapmasak` oluyor. artik ilginc sorunlarimiz da tukendi, napsek?

blaudzun sarkinin soyleyicisi.

1 Mayıs 2010 Cumartesi

1 mayis


güzel, çok güzel bir mayıs. halay çeken, şarkılar söyleyen, yardımlaşan bir grup. kırmızı yanaklar, amele gününde amele yanıklar.