Bu kart sürekli karşıma çıkıyor. Doğrusal olmayan bir biçimde hayatımın çeşitli dönemlerini birbirine bağlıyor. Farklı ülkelerde, farklı şehirlerde camdan dışarı bakıyorum. Yol karla kaplanmış. Arabaların sesi duyulmuyor. Herkes nefesini tutmuş. Ağaçlara çarpan rüzgârın sesi geliyor.
Hayatın tüm karmaşasına, uzak bir noktadan, yargısız bakıyorum. Tüm o varlığın içinden çıkmış, bir nevi yokluğu deneyimliyorum. İçimdeki sivri yanları bir bir törpülüyorum. Kaynayan duygularımı soğutuyorum. Yangının yavaş yavaş sönüşünü izliyorum. Ayak izlerinin üstüne bir halı seriliyor. Durgunluğun üstünde bir fener yakıyorum. Sıcağı soğukla dengeliyorum.
Zaman öyle yavaşlıyor ki bir kar tanesinin düşüşünü, eriyen uçlarını, yere düşüp diğerleriyle buluşmasını ayırt edebiliyorum. Genele değil, özele inerek her anı, her hissedişi, her görüntüyü parçalarına ayırıyorum. Uzaktan büyük gelen şeyler, yakınına gidildiğinde neredeyse aynılar, onu fark ediyorum. Bırakıyorum. Derin bir nefes alıyorum. Uykuyla uyanıklık arasındaki o diyarda göz kapaklarım yarı aralık sessizliği dinliyorum.
15 Eylül 2019 Pazar
31 Ağustos 2019 Cumartesi
konfor alanı
bir anda dışına savrulursun. ve işte o zaman 'iyi günler'inin acıyı unuttuğun günlerin hepsi olduğunu hatırlarsın. acı farklı formlarda kendini hatırlatır. o zaman iyi günlerinin bir özelliğinin de hayatın merkezindeymiş gibi hissetmek olduğunu anlarsın.
bazen zemin ayağının altından hızlı kayar.
bazen zemin ayağının altından hızlı kayar.
20 Haziran 2019 Perşembe
hüzün
hüzün kelimesi -en azından İngilizcede- kolay kolay çevrilemiyor söylenenlere göre. işte şimdi içimde başka bir dile, ifadeye çevrilemeyecek bir hüzün taşıyorum bugün. ancak gözyaşı olup da akabilir gibi.
1 Haziran 2019 Cumartesi
will die
I had this realization that I had lived many many times before. I also gather that I will live this life, making translations, having children and dealing with loss and then one day whether or not I admit it or not, I'm going to die having lived a life that actually means nothing in the general scheme of things. A pale blue dot maybe. This feeling that I failed as an individual to have a meaningful purpose will linger in the air until I die. Then it will mean absolutely nothing. The fact that I torment myself each and every day, mumbling to myself that I should have lived a life that mattered more would be like a silly joke because it would mean nothing exactly. We would vanish. This will be in a manner that resembles a leaf falling from a tree or the first snow of the winter. It would be so natural and serene yet insignificant.
26 Mart 2019 Salı
izolasyon
"böyle devam edersen sedef olacaksın" dedi.
kendimi izole etmek değil amacım. ama insanlarla görüşme isteğimi çokça kaybetmiş durumdayım bu aralar. neden bilmiyorum. kendimi zorlayarak yapmam gerekiyor bazı şeyleri. öyle moral bozukluğu da yaşamıyorum, içimden gelmiyor sadece.
kendimi izole etmek değil amacım. ama insanlarla görüşme isteğimi çokça kaybetmiş durumdayım bu aralar. neden bilmiyorum. kendimi zorlayarak yapmam gerekiyor bazı şeyleri. öyle moral bozukluğu da yaşamıyorum, içimden gelmiyor sadece.
6 Mart 2019 Çarşamba
8 Ocak 2019 Salı
sevdiğim insanlar
sevdiğim insanların çok önemli bir kısmının beni bazı açılardan tanımadığı hissine kapılıyorum, sevdiğim insanlar olmaya devam ediyorlar. yine de içimde deva bulmayan bir kopukluk var. sanki bir camın ardından izliyorum bazı olanları, bağırıyorum ama sesim karşı tarafa geçmiyor. bu o kadar olağan bir şey ki bir yandan, bir yandan da bu kadar yüksek bir beklentiye niye giriyorum, anlamıyorum.
3 Ocak 2019 Perşembe
hermit
yeni yılda ermiş kartını çektim. bu yıl çevreden izole olduğum, hedeflerim üzerine düşündüğüm, bir nevi inzivada olduğum bir yıl olabilir. daha ne kadar soyutlanabilirim merak ediyorum. ve belki de bir ermiş çıkacak karşıma. o da ikinci ihtimal. yaşayıp doğruluğunu yanlışlığını göreceğim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)