25 Şubat 2015 Çarşamba

ve insanlar

insanlar tanıştılar. kol kola girdiler, geceleri sokakları arşındılar. kıkırdadılar birlikte. kışın soğuğunda bir kolun yamacına sığındılar. sokaklar daha büyük, ışıklar daha ağırlayıcı geldi onlara.  ciğerlerini dolduran serin hava özgürlüğü hatırlattı. her yer onların eviydi.

ne zaman ki beraber hayal kurabildiklerini keşfettiler. işte o anda daha da büyüdüler.

21 Şubat 2015 Cumartesi

reddediş potansiyeli

içimde bir yer var, gerçekliğinden şüphe ettiriyor bazen, bazen de çok hissettiriyor kendini. kaçasım, her şeyi bırakasımı getiren bir yer var. hayattaki durumlar, ilişkiler bazen kaotik geliyor, kendimi genişletmek, değiştirmek yerine uzaylara çıkarasım, terk edilmiş yerlere gönderesim geliyor. çok tuhaf bir insansızlaşma eğilimi ve bununla birlikte kendini de küçültme, unutma isteği var. boyun eğmeme, sonra da bu direnişe sebep olan şeyi unutma arzusu var. ne kadar gerçek emin değilim evet. ama bazen bir takım kararlar vermek ya da uğraşmak yerine, teşekkür ederim, ben almayayım, ben de insanım ama mümkünse unutayım, siz lütfen kaldığınız yerden, insanlıktan devam ediniz diyip -olmayan- oraya gidesim var.

13 Şubat 2015 Cuma

karlı müzikler

karlı bir playlistim var. taa 2005-2006 yıllarından edindiğim bir karlı hava müziği algısının devamı bu playlist. hayal kurmaya imkan veriyor. doğanın sakinleştiği, insanın karla kaplı uzun yollarında yürüyebildiği bir dünyanın hayalini mümkün kılıyor. yağmurun çokça yağıp  bizi açık alanlardan dışladığı, rüzgardan dayak yediğimiz şu günlerde iyi geliyor. bir ağırlık, bir ağırlık üzerimde, sudan bir ağırlık, ama yük yine de. işler arttı, kararın tam tamları duyulmaya başladı, bir otobüs yolculuğu arifesindeyim.


12 Şubat 2015 Perşembe

arıza olmak (sevgili günlük vol no. 379485)

iş yerinde olmayan baskıları hissetme konusunda, "normal" addedileni anormalleştirme konusunda üstüme yok. herhalde milletine faydalı bir vatandaş olma yolunda törpülemem gereken bir özellik bu. aslında şu an yazarken fark ediyorum ki, tam anlamıyla yoktan var ettiğim bir baskılanma hissi de değil bu. karşımdakinin kaygı hissini alttan alta sezip aslında en başta kendisiyle ilgili hissettiği o kaygı durumunu içselleştiriyorum. durumun elbette benimle de ilgisi var. kontrol edilesi bir konumda olduğumu düşününce bende de sinirler geriliyor. yine en son kertede beni geren bu haller benimle değil, karşımdakiyle ilgili.

belki biraz nihai kararın yaklaşıyor olmasının gerginliğidir, bilemiyorum. bir yandan üzerinde "çalışmam" gereken bir kendilik hali bu, toplumsal olanla uyumsuz, diğer yandan da bana özgü ve değişmemiş olduğunu düşündüğüm, dolayısıyla hayat planlarını yaparken göz önüne almam gerektiğini düşündüğüm bir şey. vır vır işte, bu aralar kafam karışık.

11 Şubat 2015 Çarşamba

rüya

rüyamda peyote'yi rus mafyası basıyor. iki silahlı adam ve ben onları görünce korkup kaçıyorum ortamdan. t. direniyor onlara ve sonunda öldürüldüğü haberini alıyorum. derin bir suçluluk duyuyorum, niye kaçtım, neden kalmadım, diye. n. de aynı anda mekandaymış ve o orada kalmış. bu ikinci kaybı oluyor peyote'nin.

sonra a. bu rüyayı yorumladı. hayallerinin, isteklerinin peşinden gitmemenin suçluluğu belki de. müzik senin uğraşmak istediğin bir alandı, geride bıraktın. n.'nin orada olması da, sevdiği, istediği bir mesleği yapıyor olmasından dedi.

doğrudur belki, bir şeyler ifade etti bu yorum. sabah işe dönmenin depresyonunu yaşamamaktı niyetim, ama başka hisler, kararsızlığın sallantıları öğle vakti vurdu beni. neyi niye yaptığım sorusu ömrüm boyunca peşimi bırakmayacak gibi geldi.

4 Şubat 2015 Çarşamba

doğduğum zaman

doğduğum gün billboard listesinin bir numarasında michael jackson'ın billie jean'inin olmasından özel bir mutluluk duymaktayım.