21 Aralık 2009 Pazartesi

gunluk- bitti

pazartesi
bu sefer finaller senlikli bitti. pazartesi sabah kalkildi, iki dersin paperi hocalara teslim edildi. sonrasinda kutuphaneye gidildi, klavye kullanilmayan graduate study room'da klavye kullandigim icin bir baska ogrenci tarafindan oradan kovuldum. kutuphane'de yer bulamayinca eve gitmeye karar verdim. o sirada disarida otururken yanima anis geldi, biraz konustuktan sonra, mascha beni anisten kurtardi, sonra aysegul yanima geldi beni mascha'dan kurtardi. ve boylece complit grad office'te calismaya devam etme karari alindi. grad office sicakti, iceride heidi vardi, "small talk" sonrasi, aysegul de grad office'e gelen ogrencisini gorurken, bir yandan ceren paper yetistirmeye calisiyordu. ama iki kisi ayni odada pek iyi calisilmadigini kesfetmesi cok zamanini almadi. sonra aysegul eve gitti. sonra heidi de gitti, yalniz kalindi. paper yetistirme calismalari sirasinda kutuphaneye gidildi gelindi, o tatsiz tutsuz tavuklu salatadan yenildi. sonra umm ile zeynep ucagi takip edildi. her seferinde, yeraltinda olan ofisten atki, eldiven, bere uclemesi dosenilerek cikildi, sigara icildi, meynep'in anasina durumu iyidir mesaji verildi. geri donuldu. saat 9da cikilarak metroya gidildi, metroda aysegulle bulusuldu, beraber havaalnina gidildi, zeynep ilk anda kimseyi taniyacak durumda degildi. havaalanindan geri donuldu, aysegul'e ugranarak sisme yatak alindi. aysegul evinde birakildi, eve gelindi. zeynep cay ictikten sonra sizdi, ceren bir sayfa daha yazdi, dayanamadi uyudu.

sali

sali sabah kalkildi, paperin bitmesi gerekiyordu, zeynep saint louis bread company'e gidip alisverisler yapti, ingilizce yeteneklerini gosterdi. bu arada c. evde dalga gecme paper yazma kombinasyonuna devam etti. bir ara z. disari cikti, delmar'i gezdi, eve geldi, c. hala paper yaziyordu. sonrasinda kahve sigara asiri dozu yasandi. kapi onunde muhabbetler ilerlerken paper hatirlandi.

16 Aralık 2009 Çarşamba

buldum

ben giderken arka fonda ne calacagini buldum. yillarca sen o kadar sarki dinle, turlu senaryolar yaz, ortaya cikana bak. duz ingiliz adam sarkisi, bana da bu yakisirdi. seviyorum seni oasis.

i thought that i heard someone say now
there's no time for running away now.
feel no shame
cause time's no chain.

di mi.
Back from the school, back from the library, came the sound of her footsteps, as if the gold stone echoed with magisterial authority: “The young woman- the young woman- done with her finals."

9 Aralık 2009 Çarşamba

radikal'in tecavuz haberleri icin kullandigi fotograf

radikal.com'a her baktigimda gordugum bu resim sinirlerimi hoplatiyor hep. hadi resmin berbat olusunu biraktim, bir de ustune her haberde ayni fotograf. sonra bir websitesinde su haberi gorup duygulandim. gercekten, torenlere konu edilmesi gereken bir fotograf cunku bahsettigim:

5 Aralık 2009 Cumartesi

ama ama

of konsantrasyon melegi bu aralar ugramaz oldu kapima, kahve sutu bitti, kuru kuru icilemez oldu. alt komsu saatlerdir konusmaya devam etmekle birlikte, gelen sesten kafam dagilmasin diye actigim muzikle dalgalara dalmakta ve cikamamaktayim. bugunku guzel haberin akabinde, bir insanin bir gazla, bir sekilde, bes sekilde, 10 sayfa yazmasi gerekmez mi?
sutsuz kahve icicem simdi, yemin ettim. kuricam, sonucem, biticem. bir sayfa daha yazmadan yatarsan ceren biiildigi gibi yapsin seni motohiro makashima.

yarin mezun oluyomus bir de.

1 Aralık 2009 Salı

moment of confession

the sincerity of the moment passed; so it became symbolical. I covered my uncle with phrases and consumed him.

dalgalar

evlenmedik diyelim ve her haftasonu tekrarlanacak olan sabah kahvaltilarinin boguculugunun disinda kalmayi tercih ettik. aliskanliklara ne kadar direnirsek o kadar iyi dedik, eylemlerimiz hep canli olsun, eriyip gitmesinler istedik. dusunceler uyusmasin, telkin etmekten cok, surekli ayakta tutsunlar bizi, gozlerimiz acik olsun istedik.

bir kendilik de istedik bunun yaninda. bir oznellik. o dusunceleri uyanik kilacak bir yasam tarzi bulmaya calistik kendimize. ister igneleyici olsun, ister isyankar olsun, ister hayranlik belirtsin; ozetle dusuncelerimiz farklilik bildirsin istedik. arzuyla geldigimiz su dunyada, kendi sonumuzu kendimiz yazalim istedik.