25 Haziran 2015 Perşembe
sigara
bırakalı 3,5 ay oldu. sigara istediğim zaman kahve içiyorum. ama kahvenin yanında kahve içemiyorum. dizim ağrıyor. hayat dönüp duruyor. ve ben hala işten ayrılma planları yapıyorum.
15 Haziran 2015 Pazartesi
haklılık
tartışma, özellikle de "tartışma kazanmak" bir irade işi. içeriğin ikinci plana düştüğü, egoların öne çıkmaya başladığı bir tartışmayı "kazanmak" için aynı pozisyonda yeterince diretmek yeterli olabiliyor. bu en önemli unsur. ama bir de gerçekten haklıysa eğer tartışan kişi, haklılığına dair inancı yüzde yüzse iradeyle birleştiğinde yenilmez bir kaleye dönüşebiliyor.
haklı olduğu inancı bazı insanlara doğuştan fazlalıkla bahşedilmiş. ve onlar çok rahatlıkla kendilerini haklı hissettikleri için, hayat onlara otomatik olarak kolaylaşıyor. haklılığıyla ilgili şüphe etme eğilimi olanlar ise kaybetme riskini daha fazla taşıyor her zaman.
haklı olduğu inancı bazı insanlara doğuştan fazlalıkla bahşedilmiş. ve onlar çok rahatlıkla kendilerini haklı hissettikleri için, hayat onlara otomatik olarak kolaylaşıyor. haklılığıyla ilgili şüphe etme eğilimi olanlar ise kaybetme riskini daha fazla taşıyor her zaman.
haklılık her yerde, haklılık ve hatta hak etme düşüncesi (entitlement) her yerde. otobüste o koltuğu hak ediyor, o özel muameleyi hak ediyor, "o" -bir kilişe ama- "kim biliyor muyuz hem?" işin acısı ise ne kadar benmerkezci olduğunun farkında değil. hak etme algısı neredeyse her zaman bir benmerkezci hal ile ele ele yürüyor. gündelik dilde buna bencillik diyoruz.
bütün bunlara eşlik eden bir diğer özellik ise düşük empati olabiliyor. empati düşük, haklılık algısı yüksek ise, insanda duvara çarpıyormuş gibi bir his uyandırabiliyor böyle insanlar. o hem haklı olup hem de karşısındakinin niye haklı hissetmiş olabileceğini algılayamadığından, tartışmada anlamsız bir döngüye girilebiliyor. ve empatisi daha yüksek olan taraf geri çekilip, ileri gidip, empatiyi yükseltip düşürürken, karşısındaki put gibi duruyor karşısında. işte saf benmerkezcilik, saf haklılık.
12 Haziran 2015 Cuma
sızılı
hafiften bir iç sızısı. mutluluğun yaşanabilmesi için gerçekten karmaşıklıktan, ayrıntılardan uzak olması gerekiyor sanırım. mutluluğun engelinin olmaması, kimseye çarpmadan rahatça ortalıkta dolaşması gerekiyor. bir şeye çarptığı anda sönüyor, enerjisi tükeniyor, kendini sorgulamaya başlıyor, anlamsızlaşıyor.
çevremizdeki, ailemizdeki insanlar istediğimiz empatiyi ve anlayışı göstermiyorlar bazen. bir sızı bırakıyor bu. konuşmanın imkansızlığı. birine, kendi karmaşıklığında ve egosantrikliğinde boğulduğunu görmene rağmen yardım edememek, onu oradan çıkaramamak, söz geçirememek, konuşamamak. ve bir de konunun temelinde seninle ve senin hayatınla ilgili olması. bir sızı bırakıyor kaçınılmaz olarak.
çevremizdeki, ailemizdeki insanlar istediğimiz empatiyi ve anlayışı göstermiyorlar bazen. bir sızı bırakıyor bu. konuşmanın imkansızlığı. birine, kendi karmaşıklığında ve egosantrikliğinde boğulduğunu görmene rağmen yardım edememek, onu oradan çıkaramamak, söz geçirememek, konuşamamak. ve bir de konunun temelinde seninle ve senin hayatınla ilgili olması. bir sızı bırakıyor kaçınılmaz olarak.
4 Haziran 2015 Perşembe
düz insan
bugün bitemiyor. makale okumaya çalışırken, delici bakabilen bir insanın bakışları geliyor aklıma. dünyayı kuru ve sert bir iklim içinde algılıyor o. çevresine yaptığı yorumları da aynı sertlikte oluyor sonucunda. kendine midir acımasızlığı bilmiyorum.
düz buluyorum onu, düz insanın düz yargılarında, kuru, ekşi yorumlarında. bu aralar düzlüğe bir sinirim var. ovalar gibi, konya-ankara otoyolu gibi dümdüz bir insan.
düz buluyorum onu, düz insanın düz yargılarında, kuru, ekşi yorumlarında. bu aralar düzlüğe bir sinirim var. ovalar gibi, konya-ankara otoyolu gibi dümdüz bir insan.
3 Haziran 2015 Çarşamba
haziran ayı
seçimler yaklaşıyor. tüm hesaplaşmalar, kırılmalar tek bir güne havale edilmiş gibi sanki. o güne kadar da bugün içinde gerilsek de yüzümüz geleceğe dönük gibi. çok bir şey umut ettiğimizden değil, ama seçimlerin sembolik önemi fiili önemini geçti, kapladı her yeri. bir güç kaybı olsa da yetmeyecek elbette, yargılanmaları istenecek, ama o katarsisi yaşayabilecek miyiz, çok belirsiz.
bu arada 2. dünya savaşı turlarım yavaş da olsa devam ediyor. bir rahatlama geldi, nedensiz, işim olmasına rağmen hatta, ilginç.
bu arada 2. dünya savaşı turlarım yavaş da olsa devam ediyor. bir rahatlama geldi, nedensiz, işim olmasına rağmen hatta, ilginç.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)