24 Şubat 2009 Salı

yeni aile

henuz beni evlatlik olarak alacak yeni ailemi bulamadim. eski ailemde rolum -tahmin edilebilecegi uzere- herkesin suyuna biraz gitmekti. fakat bir sure sonra iliskiler benim tahmin ettigimin otesinde cikilmaz bir cikmaza girince, eski ailemi birakip yeni bir aile edinmeye karar verdim. cunku eski ailemdeki catismalarin yogunlugu artik katlanilmaz seviyeye gelmisti. herkes birbirinden nefret ediyordu, herkes birbirini kucumsuyordu, herkes en dogruyu biliyordu. herkes bir de baskalarini cok feci kaliplara oturtuyordu, herkesin bir ismi vardi, herkesin sinirlari vardi, herkesin konusabilecegi seyler sinirliydi. bir taraf bunu yapmazsa diger taraf kesinlikle yapiyordu. hepsinin teker teker birey olduklari ve onlari aile icindeki rolleriyle degerlendirmemem gerektigi konusunda hemfikirdiler. ama bir yandan beni aile icindeki rolumle degerlendiriyorlardi. ne yapacagimi sasirmistim.
artik "politically correct" olanin sinirlarina dayanilmisti. guc iliskileri her yerdeydi, baska turlu iletisim bicimleri imkansiz hale gelmisti. baska turlu iletisim bicimlerinin cekiciligine kapilip sonra gucu gormezden gelmek gibi seyler tehlikeliydi, gozu gormezden gelmek hep tehlikeli olmustu. sozlu iletisim(sizlik) her seyin yerini almisti. herkes kendini en iyi bicimde anlattigina inaniyor ama kesinlikle anlasilmadigini dusunuyordu. sabir yoktu, ilgi yoktu, hosgoru yoktu. bir takim anahtar sozcukleri soyleyince bir takim cevaplar aliyordunuz.
yine elbette yeni ailemde aradigim ozellikler beni onaylamalari, sevmeleri, saymalari ve mumkunse isim oldugunda bana yemek yapip cay koymalaridir.
sonra dedim niye aile ariyorsun kendine, aslinda her sey senden kaynaklaniyordu, ahenk denilen seyin asla var olmamis oldugu konusunda hemfikirdi herkes. ahenk hatta tehlikeliydi, guc iliskilerini gizleyen bir anlatiydi sadece.
ya da dediler ahenk'i bedenlerde bulalim, iki bedeninin uyumundaki ahenk'ten soz etmeye basladilar, baska bir yerde ahenk yoktu ama iki bedenin arasinda kucuk bir alana siginmasina izin verilmisti.
ahenk yerinden edilince, o zaman ben de baktim ki iki beden arasindan aile olmuyor. aslinda aile hic olmuyor, aslinda kisiler aileleriyle biliniyor, bunun otesine gecilemiyor, bunun otesine ben gecmek istemiyorum, bunun otesine ben haric herkes geciyor. butun dunya farkinda yalnizca sen degilsin. nerede kaldin, geridesin. ahenk'in yoklugu yeni bir zaman algisi yaratiyor olmali, eski zaman algilari olebilir mi ki diyor insan. saf bir hibridlik (muhtesem ceviri) olabilir mi ki, genetikten, zorlamalardan her seyden uzak bir ailemiz olsun. sonra cevabi bulamiyor insan. saf bir hibridlik durumuna guluyor, elbette anlatilarin nasil birbirini kullandigini goruyor, anlasilmaz hale geliyor, anlasilmaz hale gelince sosyal olarak kesinlikle anlasilmaz (unintelligable) hale geliyor ve kendi kendine soylenmeye basliyor. buna kisacasi deli deniyor, psikanalitik geliyor seni sosyale gore yeniden programliyor. bunu sen istedin diyor.
deniyor aile oldu (mort), peki neden aile kelimesi kullaniliyor, neden aidiyet demiyoruz, e surekli kendi icimizde surgun muyuz (cok poetik oldu, sarki sozu oldu, kendiliginde surgunler, film ismi oldu) hadi aidiyet diyelim, oley.


yoruyor en cok, kisi en cok kendisini yoruyor. no ahenk no cry.

hamis: bak simdi okudum ne sacmalamis bu dedim. bu nasil bir kafa karisikligidir?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder