6 Şubat 2010 Cumartesi

bir cumartesi aksami

nda yine birlikteyiz. turuncu kedi ileyiz. cumartesi aksami denizin ortasinda bir saga bir sola sallanan bir duba var, ona bastim, ayagim kaydi, denize dustum. her taraf mavi-yesil. baloncuklar ve flu bir goruntu var onumde. hazir dusmusken denize, biraz daha derine. dalayim dalayim dedim. ne de olsa kimsecikler yok burada. biraz daha derinlere dogru koldan yapilma kilicimizi savuralim. sularla akalim, ara ara savasalim.

uzaktan bir ses sizmis denizin icine. kafamizi cikarmadan dinleyelim. yakinlarda bir su balesi yarismasi yapiliyor olmali. kafamizi cikaralim. disari cikarken nefese dogru hizli hizli kosalim, yer cekimine karsi ayaklarimizi tepelim.

insan nefessiz kalinca hic sikilmiyormus. yani sikildigimiz anlarda kendimizi bogmayi deneyebiliriz mesela.

ho-ho-hooo. kimse var miii dedim. yokmus. tek basinalik deryasinda yapilacak bir is bulalim. yuzmek disinda aklina bir sey geliyor mu? benim gelmedi. haydi yuzelim. cip cip cip.

kiyiya dogru yol aldik. insanlar bir acayipmis. neyse ki kiyi onlarsiz. ayaklarimizi hafif camurlasmis kuma basalim. birini basalim, digerini kaldirim.

sonra. bu hikayede ilginc bir sey olmasi gerektiginden. bir de bakiyoruz karsimiza dev anasi gibi bir cumartesi cikiyor. cumartesi kocaman gobekli bir amcaymis, 50 yaslarinda. alemci. merhaba cumartesi amca diyoruz.

"merhaba gulum." dedi bana. cumartesi amca. (allah allah bu ne samimiyet, cumartesiligindendir)

neyse, cumartesi amca, bi sey ogrendim ben, butun "anlarimiz" harici pek bi pazarmis ortalik. pazar aksami gibi yani. ne diyosun?

"dogru ogrenmisin cocugum" dedi. (iliskimiz farkli yerlere evrildi.)

cumartesi amca. yani bu hayat boyle gitmez di mi? kafa karisik karisik. hafif boyle bi semirmis bi kafa, got gobek yapmis gibisinden, ne diyosun, kafam yaglandi desem.

"dogrudur evladim" dedi.

bi de sey dicem cumartesi amca. bence burada doldurulan bir hayat da yokmus. yani sanki, puzzlein parcalarindan biri eksik, ve amerikadan ucakla geliyo ve onu dolduruyo degilmis. daha cok sanki dolmusta yer acarcasina bir ismis bu, sehir beni aaal sehir beni aaal bunyene. diye bagirmakmis. bir iki ev disinda da, asil ilginc olani, sokaklarda yer bulamamakmis. buna ne diyorsun?

"kim bulmus onu, bulan evini kaybetmis" demis.
hepsi bir ruya imis. deniz birden grilesmis. yagmurlu bir sahili var bir yerlere ait olmama hissinin.

"cumartesi amcanla degil, sali hanimla konusacakssin bu mevzulari."

pekiy amca. sen nassi diyorsan oyle olsun. sahile ciktigimizla kaldik. fistikli, kahveli, cayli, turuncu kedili bir adada takilacagiz bundan sonra.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder