george ghershwin'in rhapsody in blue'sunu oturma odası görünümlü salonda çaldığımda beyaz balık çiftleşmek amacıyla turuncu başlının peşinden koşuyor, siyah adlı balık beyazın ve turuncu başlının peşinden koşuyor (yüzüyor). müziğin balıkları delirttiğine dair garip bir teoriye sahibim. bir tek turuncuya bulaşmıyorlar. şu anda nefes nefese bir kovalamaca devam ediyor sayın seyirciler.50 litrelik akvaryumu kendilerine dar eden balıkların çılgın dansı dakikalardır devam ediyor. tabii siyahın hepsini meşe odunuyla kovaladığını da hayal edebiliriz. kendini bütün bu keşmekeşin dışında tutan turuncu balığın temkinli ifadesini aşağıda görebilirsiniz.
rhapsody in blue ise new york'a adanmış sayılabilecek bir eser olarak new york "hissini" depreştiriyor. huzurlu bir gece, turuncu balıklar ve ışıklar ile sizlere seslenmekteyiz, keyifliyiz özetle. pek bir keyifliyiz nedensiz. Bu şarkı hopper'ın nighthawks adlı resmine göre "fazla sıcak" kaçsa da, bir şehrin yüzlerini gösteriyorlar her ikisi belki de birlikte.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder