iş yerinde olmayan baskıları hissetme konusunda, "normal" addedileni anormalleştirme konusunda üstüme yok. herhalde milletine faydalı bir vatandaş olma yolunda törpülemem gereken bir özellik bu. aslında şu an yazarken fark ediyorum ki, tam anlamıyla yoktan var ettiğim bir baskılanma hissi de değil bu. karşımdakinin kaygı hissini alttan alta sezip aslında en başta kendisiyle ilgili hissettiği o kaygı durumunu içselleştiriyorum. durumun elbette benimle de ilgisi var. kontrol edilesi bir konumda olduğumu düşününce bende de sinirler geriliyor. yine en son kertede beni geren bu haller benimle değil, karşımdakiyle ilgili.
belki biraz nihai kararın yaklaşıyor olmasının gerginliğidir, bilemiyorum. bir yandan üzerinde "çalışmam" gereken bir kendilik hali bu, toplumsal olanla uyumsuz, diğer yandan da bana özgü ve değişmemiş olduğunu düşündüğüm, dolayısıyla hayat planlarını yaparken göz önüne almam gerektiğini düşündüğüm bir şey. vır vır işte, bu aralar kafam karışık.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder