bir arkadaşım ''ama sen o yıllarda sanki herkesin, üniversitedeki arkadaşlarının dışındaymışsın, 'sizden farklı bir yaşamım var' dermiş gibi davranıyordun'' dedi. ''öyle mi? öyle mi davranıyordum?'' dedim. sonra da bir an durdum. ''onlardan farklı bir yaşamım vardı zaten.'' dedim. doğruydu, ben bir gerçeklikten çıkıp diğerine giriyormuşum gibi hissederdim o yıllarda, deneyimim buydu. bunun dışarıdan görüntüsü dışlayıcı dursa da, gerçekliğe en yakın tarifi de buydu.
bugün düşünüyorum. insanlar benim kadar etkileniyor mu, diye düşünüyorum. insanlarla dolu bir yaşamı arzulayan, özleyen insanları anlamak istiyorum. nasıl rahat, sorunsuz hissettiklerini merak ediyorum. benim kadar etkilenmiyor olmalılar diyorum. zira çok zor geliyor bazen ilişkiler. anlaşılmamalar, karşılıklı anlaşamamalar. sevgi ilişkisi her şeyi çözsün diyoruz. fakat sen dursan, karşındaki durmuyor. kimse kimseye tam anlamıyla güvenmiyor. bence çözüm, en azından benim için sevgiden önce, güvenden başlıyor. bu da elbette bizim 'şemalarımızla' doğrudan bağlantılı. sevgi kolay, güven zor geliyor zira benim için.
ki aslında sadece ilişkilerin zor gelmesinden değil. artık nasıl şekillendirdiyse bu beni erken yaşlarda, izole olma eğilimim var. özellikle iş yaparken yalnız olmak istiyorum. ve ne yazık ki bu bilinçle yapmadım önemli bazı tercihlerimi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder