bugünün 21 eylül olduğuna şaşırıyorum. eylül çok hızlı geçti.
tarihin belli dönemlerinde olağanüstü özellikleriyle öne çıkan insanları düşündüğüm bir gün oldu bugün nedense. isaac newton'dan michael faraday'e, pablo escobar'dan hillary clinton'a uzanan bir liste oldu bu. michael faraday'in dehası newton ve einstein'ınkiyle karşılştırılıyor. elektriğe olan merakı ve girişkenliği ağır yoksulluk koşullarından bilimsel keşiflerini dünyayla paylaşabildiği bir pozisyona getirebiliyor onu. pablo escobar, tam bir 'halk adamı'. psikopatiye yaklaşan özellikleri var. kendine aşırı güvenli, kafası ticarete çok iyi basıyor. iktidarı çok seviyor. kolombiya başkanı olmak isteyecek kadar hırslı, para makinesi bir uyuşturucu karteli kuruyor. yaşamı boyunca yaklaşık 1000 polisi öldürdüğü düşünülüyor. newton çocukluğundan beri doğayı ve kanunlarını anlamaya dair bir tutku duyuyor. saatlerce çocukluk evinin çevresinde gezip gözlemler yapıyor. inanılmaz bir muhakemeye ama aynı zamanda da meraka, ilgiye ve sabra sahip. modern fiziği kurucusu oluyor. hillary clinton watergate davasını açan avukatın yanında çalışıyor, ünlü bir hukuk firmasının ilk kadın ortağı oluyor. hukuk dersleri veriyor üniversitede. sonrasında sıkıcı bulduğum, fakat kesinlikle zor birçok görevde bulunuyor. yazdığı biyografiler yok satıyor. en son 'secretary of state' oluyor ve şimdi ise demokratların başkan adayı olmak üzere.
bütün bu isimleri 'farklı' kılan nedir diye düşündüğümde tarihte isimlerinin anılıyor olması ve farklı bir şekilde hepsinin iktidar sahibi olması göze çarpıyor. fakat newton ve faraday'inki harici benzer iktidarlar değiller bunlar. onları bir araya getiren temel özellikse belki de aksiyon insanı olmaları, yani harekete geçebilmeleridir. isaac newton bile öyle. michael faraday'in özellikleri öyle bir kombinasyon yaratıyor ki (eylem insanı olmak, bilimsel deha, özyargısızlık, yoğun merak duygusu, iyimserlik vs.) yaşam öyküsü kesif bir yoksulluktan, akademik altyapısı olmamasına rağmen bugün yaşadığımız dünyanın temelini atan bir biliminsanı olmaya uzanabiliyor. aslında clinton harici diğerleri bir nevi kendi dünyasını yaratıyor, fakat clinton da newton gibi kendi alanında var olan kurumların en tepesine çıkıyor.
bir yandan da ilginç bir şekilde günümüzde zeki olmak, güzel olmak gibi kişinin sürekli taşıdığına inanılan özelliklere vurgu yapılıyor. pablo escobar korkunç bir figür olsa bile yoktan devasa bir uyuşturucu karteli yaratıyor. sistemin 'bug'larını çok iyi görüyor ve oraya oynayacak kadar da girişimciliği var. aslında bulduğu boşluğu bu kadar iyi kullanabilmesini sağlayan şeyin en basitinden çabalaması olduğunu görüyoruz. zeki olmak tek başına hiçbir şey ifade etmiyor. zeka bağlamıyla birlikte anlam kazanıyor aslında.
aslında hepsinde o an onları çevreleyen bağlamın önemi büyük. faraday bu anlamda diğerlerinden farklılaşsa da, onun hayatında da şansın yeri var. şans da bağlamsallık içeriyor.
ne istediğimi, bu saatten sonra hayatımda neleri değiştirebileceğimi düşünürken bu insanların hikayeleri bu anlamda da bir şeyler anlattı bana. hepsinin ortak noktası şans ve belli bir parlaklık dışında eylemlilikse eğer, eylemliliğin olmadığı yerde değişimin en azından kısa vadede hissedilemediğini söylemek mümkündür belki.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder