18 Nisan 2009 Cumartesi

dil

ingilizce yazarken, bu nasil denir diye dusunurken buluyorum kendimi cogu zaman ki bu sasirtici olmasa gerek.
ama bu turkce dusunurken de mi olur insana yahu? sanki dil buzullari var da beynimde eriyorlar, dil kuslari var evden uzaga ucuyorlar, kelimeler siliklesiyor, deyimler, deyisler, hepsi yok oluyor. ve bunu turkce'de yasiyorsa bir insan surekli ve surekli, artik ona oha-cus-ve amnezik dememiz gerekiyor.
bu hatirlamadigim kelimeler arasinda - tencere, ve daha hatirlamadigimi hatirladigim ama kendilerini hatirlamadigim bircok kelime var. hani uykumu da aldim vs. neden oluyor bu yahu?

sonra mesela bir insan has been'in ingilizcedeki fonksiyonunu nasil unutmus oldugunu kesfeder. yani daha dogrusu, kendini bunu tekrar hatirlarken bulur.

sanki yeni seyler ogrendikce, gerekli gereksiz hepsini atiyor beyin ucurumdan asagi. yani beynime soz geciremiyorum arkadaslar. 26 yas itibariyle ciddi anlamda bunamaya basladigimi dusuyorum.

mesela allahim sen bana akil ver diye, hani cokca kullanilan ama iste (bu simdi deyis de degil nedir bu, oyle bir kalip, neyse) bunu hatirlayamiyorum mesela.
uzerinde dusunuyorum nasil denilirdi diye.
dil erozyonu yasiyorum cok feci. yani hakikaten bir 10 yil sonra durum ne olacak cok merak ediyorum.
her paperi yazmaya calisirken ingilizceyi yeniden ogreniyorum, lisede 7 yilda ogrendigim (?) fransizca diye bir dil vardi, kendisi kayitlarda gorunmuyor.

buradan boyle anlarda yapageldigim uzere yetkililere sesleniyorum ve mumkunse beynine external harddisk yerlestirilen ilk insan olmak istiyorum. external harddiski hatirlamak icin mesela pencereye dogru bakmak zorunda kaliyorum. fil gibi hafizam vardir diyip siritan insanlar, size de buradan sesleniyorum cok giciksiniz.
hayat bir toz bulutu degil midir? boyle bir takim parildamalar, bir takim isimler, hayal meyal hatirlanan goruntuler, yarim kalmis cumleler ve kirik akorlar degil midir efendim hayat? yoksa cidden kandirmiyo musunuz beni fil hafizalar sizi? gercekten var mi boyle bi super hafiza-benden hicbir sey kacmaz-hatirlar seni de yakarim-kendimi unutmam kendini unutani da sevmem turunden bir sey.
e o zaman hakikaten iki farkli hayat turu var yasanan en azindan. bir kismi daha dogrusal bir bicimde anlatilar sunabiliyorlar demek ki.

olursa iki kol ve bir beyin de alabilirim kendime?
buna da gonulluyum. yeter ki goruntuler net, sesler tanidik, cumleler tam olsun.

26 yas 3 yonlu dil kaybinin da bir tur sakatlik olarak kayitlara gecmesi gerekiyor ya da. bilemiyorum, bakiniz cidden diyorum, hafizaen (hafizasal acidan, nasil ama kelime uretmekten geri kalmiyorum, aferin bana) evet ne diyorduk, hafizaen kendimi engelli hissetmekteyim.
kucuk bir oranda henuz, genel hastaliklarla karsilastirildiginda, ama kesinlikle yas-performans tablosunda yukarilarda gezinmiyor cizgi.

2 yorum:

  1. dil kaybını bir de şu açıdan irdelesek filler veya akademi ne derdi acaba:
    "anlamıyorum anlamıyorum sizi anlamıyorum"

    makul olabilir bence.

    YanıtlaSil
  2. cus sekizbinbesyuzon yil sonra yorumunu gordum.

    anlamiyorum anlamiyorum demeni bile anlamamis olmam ne anlama geliyor acaba? uhuhuhu.

    YanıtlaSil