6 Haziran 2010 Pazar

güle güle kuşadası

kuşadası satılıyormuş. eskiler elden kaçıyormuş. kolye yaptığım çam ağaçları, bisikletle tüm yollarını gezdiğim siteler, saklambaç oynadığım minik meydan, heyecanla beklenen mektuplar, karşıma çıkınca şaşırtan çocukluk arkadaşları, dedemin poğaçaları, anneannemin komşuları, babaannemin akşam çayları, bileklik sattığım pazarı, ilkbahar yağmurları, sabah kahvaltıları, şeftali tarlaları, tavla turnuvaları, üst katta zeynep, bizim katta dilek, takma isimler, kurduğumuz çocuk çetesi, ilk denize girdiğim yer, ilk araba kullanışım, garbage eşliğinde okunan tolstoy romanları, ergenlik sancıları, kapkara olununan yaz sonları, uzun bir yolculuğun sonunda akşamüstü sıcağında gelen sevinç, sabırsızlıkla beklenen deniz oyunları, bebekliğim, çocukluğum, sonsuza kadar süreceğini sandığım her şey.
çok üzüldüm.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder