6 Kasım 2012 Salı

vidalar (aka ne güzel şarkı ismi)

mesela bir şarkıdan sıkıldığını bilmene rağmen sırf güvenlik hissini tesis etmek için tekrar ve tekrar onu dinliyorsan,
mesela metroda bir yandan her bir bireyin o paylaşılan kamusal alandaki aynılığı, insanlık hallerinin sıradan genelliği sana çok normal geliyor, bir yandan da yine de kendini bir garip, dolayısıyla farklı hissediyorsan,
ve aslında metropol insanı hakkında bu kadar flu düşünce üretirken, gözlerini istediği noktaya dikip, o kalabalıkta dilediği yere uzun uzun bakanlardan olamıyorsan,
yine de galata'dan aşağı yürürken öğle tatili vakti kendi kendine şarkı söyleyecek kadar mesafeliysen çevrene, 
senle ilgili garipliğin ne olabileceğiyle ilgili kesin bir sonuca varmaya çalışmana rağmen, en sonunda sana biri uzun uzun baktığında ilk aklına gelen düşünce fermuarının açık kalmış olabileceği ihtimaliyse, 
gündelik hayat pratiği ve sokak yaşamı çokça bir bakış ekonomisiyse gözünde (bakışların dağılımıyla ilgilenen ve kim, nereye, ne süreyle, ne kadar bakabilir sorusuna yanıt arayan ekonomi alt dalı)
aslında günün önemli bir kısmını kafanda türlü türlü oyunlar geliştirip, bir çocuğu eğlendirmeye çalışır gibi davranarak geçiriyorsan,
ve aslında saat bir tahammül ve uyuşma birimiyse bu aralar/bir aralar/bazen bazen, 
gün içinde çeşitli zamanlarda ortaya çıkan kendinle alay halinin yarattığı iki başlılığı (başbakan ve cumhurbaşkanından ilham aldım) bazen sert bir şekilde idrak ediyorsan,
her şeyy ama her şeyyy duruyorsa, ve sen dünyanın sonuna kadar aynı noktada, içinde aynı tokluk hissiyle, kendini ve kendilik hissini asla kaybetmeden, bir milim dahi oynamadan, aynı işleri yaparak ama gündelik oyunlar oynayarak durabileceğin gibi tuhaf düşüncelere kapılıyorsan,
ve otobüste ayakta durduğun anlarda bir oasis şarkısı eşliğinde sürekli koştuğunun hayalini kuruyorsan
kendini hiçbir zaman kaybetmediğin gerçeği bir dizi izlerken çaaat diye suratına vuruyor ve bu durumu çok acayip bulup mutsuzluğa kapılıyorsan,
yine de her şey, ama her şey olur yae, diyorsan, 
ve bir kelimeden yola çıkarak emprovize şekilde bu kadar zırva yazabiliyorsan,
bu yazıdan çok sıkıldıysan (ya da hatta sıkılmadıysan)

belki de vidalar yer değiştiriyordur dostum. ("dostum" son notlu yazı dizisinden, sonradan editlenip eklenmiş eski ve sıkıcı metinsi)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder