16 Nisan 2014 Çarşamba
bernhard
vapurda, çay bahçesinde ve vapurda okuyorum. onunki çevreye ve kişinin kendisine çevrilmiş keskin, acımasız bir göz. iki perspektif arasında gidip gelen bir salınım hareketi. bu öğlen o kadar bernhard bir an geldi ki kitapta, okumayı bırakmak zorunda kaldım. onun öfkesinin nesnesi yoktu çünkü ve en nihayetinde kendine öfkeliydi. ama dışarı bakışını yönelttiği anda ayırt etmeden indiriyordu. fazla geldi, çünkü nefes alınabilecek bir pozisyon değilmiş gibi geldi, bu kadar etkilenmem de şaşırttı. sürekli reddediş üzerinden bir varoluş da değil onunki, ama sarsabiliyor insanı.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder