12 Ekim 2014 Pazar

sonbahar

memleket kavruluyor. belki bu a.'nın dediği gibi uranüsümüzün, dördüncü evdeki marsımıza kaçmasından kaynaklanıyordur. bilemiyorum. çok can sıkıcı, endişe verici, çaresiz hissettiren bir dalga. zamanında yapılmamış yüzleşmelerin, geçmişini toparlayamadan geleceğe ilerlemeye çalışmanın bir tezahürü. bir yangın yeri. ergenlerin ülkesi.

sokağa da çıkmadım bu sefer. çaresizlikle karışık bir suçluluk hissi sinirle birleşti.

ne olacak bilmiyorum. bu adamlar gidecek de, yerine nasıl bir enkaz kalacak, o enkazı hangi muktedirler kendine yontmaya çalışacak ve bu arada kaç kişi ölecek kimbilir. bunlar olurken iş yapmanın bir anlamı kalmıyor. korkaklar korkaklıklarıyla, riske edenler ise acılarıyla uğraşıyor.

mevsimlerin değişmesi bu sefer çok etki bırakmadı üzerimde. sanki hangi mevsim olursa olsun, evimiz olduğu ve karnımız doyduğu sürece... ile başlayan cümlelerin sakinliğindeyim. dinlediğim birkaç şarkı var, amerika zamanlarını hatırlatıyor hafiften, karanlık caz duvarlarda yankılanıyor. zamandan bağımsız, albüm keşfetme heyecanını tekrar diriltmeye çalıştığım bugünlerde önüme düşenlerden:


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder