haklı olduğu inancı bazı insanlara doğuştan fazlalıkla bahşedilmiş. ve onlar çok rahatlıkla kendilerini haklı hissettikleri için, hayat onlara otomatik olarak kolaylaşıyor. haklılığıyla ilgili şüphe etme eğilimi olanlar ise kaybetme riskini daha fazla taşıyor her zaman.
haklılık her yerde, haklılık ve hatta hak etme düşüncesi (entitlement) her yerde. otobüste o koltuğu hak ediyor, o özel muameleyi hak ediyor, "o" -bir kilişe ama- "kim biliyor muyuz hem?" işin acısı ise ne kadar benmerkezci olduğunun farkında değil. hak etme algısı neredeyse her zaman bir benmerkezci hal ile ele ele yürüyor. gündelik dilde buna bencillik diyoruz.
bütün bunlara eşlik eden bir diğer özellik ise düşük empati olabiliyor. empati düşük, haklılık algısı yüksek ise, insanda duvara çarpıyormuş gibi bir his uyandırabiliyor böyle insanlar. o hem haklı olup hem de karşısındakinin niye haklı hissetmiş olabileceğini algılayamadığından, tartışmada anlamsız bir döngüye girilebiliyor. ve empatisi daha yüksek olan taraf geri çekilip, ileri gidip, empatiyi yükseltip düşürürken, karşısındaki put gibi duruyor karşısında. işte saf benmerkezcilik, saf haklılık.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder