7 Aralık 2015 Pazartesi

m treni

tamamen çay bahçelerinde geçen bir kitap yazma fikrimi patti smith'in m train'ini okurken bir kenara bırakıyorum. o kafelerden bahsediyor, ben çay bahçelerinden hiçbir zaman onun kadar iyi yazarak bir anlatı çıkaramayacağım ya da belki de çıkaracağım, ama yaşamın her anını smith kadar törensel yaşamadığım için dakikalarımın çoğu kendi kendine söylenme, tembellik ve sıradanlıkla dolu.

bir değişiklik yapmam gerektiği kesin. şu an bu yazıyı bana yazdıran enerjiyi ve belki de boğaz ağrısını (umarım ve belki maalesef) yarın yerinde bulamayacağım. bilgisayarı kucağıma değil, masaya koymuş olmam bile bir değişiklik yaratıyor. enerjiyi kaybedeceğim ama boğaz ağrısını yerinde bulacağım.

kendi yaşam öykümden küçük oyuncaklar, renkler ve müzikler devşirme hevesimi hayata döküp bir eylem planı çıkarmalıyım. nasıl ki belediyeler stratejik plan yapmadan önce bir zaman çizelgesi çıkarıyorlar (araştırma, görüşme, yazım, uygulama vs.) ben de aynısını yapabilirim. böyle saçmayabilirim, ama en azından bir şey yapmış olurum.

karşı komşumuz ise odun kesiyor şu an. şehrin havası çok pis, soba dumanı dolu. vernik soluyoruz, çünkü komşumuz bir eskici ve eski mobilyaları yakıyor. sağ bademciğimin durumu hiç iyi değil. sigarayı 9 ay önce bıraktım. hastalıklarım artık daha hafif, fakat boğaz çakrası düğümü baki.

işte böyle. değişmek, değiştirmek lazım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder