o düşen taşların ölüsüne bakarken bu şekilde elindeki her taşı düşürdüğünü ve en nihayetinde yaşamındaki taşların hepsinin uçuk birer anıya dönüşmüş olduğunu fark etti. taşlar düşüyordu ve onlar düştükçe yaşam uykuyla uyanıklık arası gelen görüntüler ve sesler gibiydi. ne ucundan tutabiliyor, ne de ismini koyabiliyordu. bir şey olmuştu ama... ne olmuştu?
bir çocukluk vardı ve onun üzerine yüklenen her anlam (k)ayıp kategorisine girmişti. bir sonrası vardı, tanışma faslıydı. tanışılan ne onu kabul etmiş ne de reddetmişti. köşesinden bakıp tanımaya, anlamaya çalışıyordu olan biteni. küçük taşlar. ve bunun da sonrası vardı, bazıları uyanış demişti ismine. uyanmış ve büyük bir açlıkla kahvaltı etmişti. çok açtı çok. ve önceki tanımalardan gelen taşların midesine oturduğunu ve artık aç olmadığını fark ettiği an...
işte böyle bir deniz gibi. ya da gözünü alan bir ışık gibi. onları böyle hatırladı. sanki üflese uçaçak olanlar. sanki üflese üzerindeki tozların dağılacağı bir takım yaşamlar. uykuyla uyanıklık arası hepsi soluklaşmıştı işte. hiçbirinde çok duraklayıp dinlenememişti belli ki.
ve şimdi elindeki son taşlar düşüyordu yere. hatırlasa bir şeyleri ah. hatırlasa ve dese ki, "evet böyleydi ve böyle olacak. hep aynı hikaye."
son taşlarını düşürmüştü yere. aceleyle kurtarmaya çalışırken onları yerçekimini unutmuştu. ve aceleyle toplarken, koyacak yer bulamadı onları. göğsü hiçbir şeyi taşıyamıyordu çünkü.
yaşam (hayat kadar büyük olmayanı, daha somut olanı, düşününce aklımıza arabaları, caddeleri, yürüyen insanları getireni) çoğunlukla bir türlü biraraya getiremediği kopuk kopuk hayallerdi. ve birileri tutbiliyorlardı o taşları ellerinde, emindiler. sanki ona öyle geliyordu ki bir tek o... ve biliyordu, bir tek o olamazdı. her şeyin ismi vardı. ve kendi ismini bulamazken, çocuklukta, az gelişmişlikte, iradesizlikte ancak isimler tanıdık gelirken, taşları elinde tutamayacağını biliyordu en azından.
yaşam hayal meyal hatırlanan kırık anlardı. ve en azından düşürürken taşlarını, o anın da bir hayale dönüşeceği umuduyla düşürdü onları.
----
bilmiyordu, anlamıyordu ve yapamıyordu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder