19 Kasım 2009 Perşembe

oz

saat biri gecti goz torbalari dusunce oldu saati yayinimiz sona erdi. bu saat dahilinde yazmis oldugum paraglaflarca suren yaziyi buradan kopardim, ve olmasi gereken yere, yani kalbimin derinliklerine gomdum. cunku cok ciplak hissetim. dedim giyineyim. bu ne boyle cibil cibil.

devam:
ve aslinda butun bu anlattiklarimin uzerini cizmeliyim kesinlikle. ama buraya arada bir bir iki cobanin ugradigindan kelli. yazabiliyorum simdi.
yazdiktan sonra sanki kollarimda bir cekilme oluyor. 'bunu yazmaliyim, ilerde o tarihte ceren bunu dusunmustu' solipsizminden tamamen cikip, eskinmis, harcanmis bir kagit parcasina donusuyorum.

ne ilginctir bazen insanlarla konusurken de bu oluyor iste. eskinmis, harcanmis, tuketilmis. bir heyecandan cok, tuketim eylemine donusuyo sanki burasi. bilemedim.

ama en azindan boyle bir romandaki 6 karakteri, belli kisiler arasinda paylastirdim. ne garip bir jinnylik, bir sarahlik ve bir rhodalik buldum kendimde. rhodaligi baskasinda da buldum, baskadsinda o rhodaligi buldugum anda woolf korkuttu beni. bernarddan iyi arkadas olacakti. louis zordu (ama guven veriyordu di mi) ve neville. neville zor, neville kaybi anlatan gibi. kaybin cok farkinda olan, biraz da ona tapan.

boyle. bi garip.

uykum geldi oh.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder