şu anda çevirdiğim makaledeki "reality effect" misali bir benoit effect var. sanki bir anda duvarları kaldırıyor, bir kulaktan his alınıp, diğer kulaktan veriliyor kendisiyle. ve her albümde bu etkiyi nasıl oluşturuyor bir türlü çözemedim. benoit ile ilişkilendirebileceğimiz bazı nesneler ve sahneler var:
mesela paloroid fotoğraf.
mesela güneşin batması.
mesela güneş batarken yapılan yolculuk.
mesela bisiklete binmek.
mesela st.louis'te metroya bindiğim o gün: sanki kulaklığı çıkartırsam dağılacakmışım gibi, bu sefer de tutan, devamlılık hissi veren bir tını işlevi görmüştü.
sevgili benoit, genç benoit. belki bir miktar nick drake, belki uzaklardan bir syd barrett, daha yakından elliot smith var sende. bazen de windy& carl'daki gibi bir akışkanlık ve grouper'deki pus. bir de sendelik var müziğinde işte bu sahneleri, nesneleri akla getiren. henüz tam çözemedim ne olduğunu. sarı renkle ilişkisini kuruyorum ama henüz doğru kelimeyi bulamadım. (ve ne ilginc simdi album kapağına bakarken o sarının karşıma çıkması)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder