1 Ekim 2010 Cuma

düz kafa

en nihayetinde şehr-i istanbul ve bilimum müziklerimize döndük. izmir'den uçağa biniyoruz, sabiha gökçen'de inince bir havada gri, binada gri, betonda gri ile karşılaşınca, buna iett şöförünün hayata küşmüşlüğü ve bu sebeple otobüsü geç kaldırışı eklenince insan hayıflanıyor tabii döndüğüne.

yeni albümler serisinin peşine hemen takıldık. I'm not a gun, benoit pioulard, m. ostermeier ve bonobo'nun yeni tınılarını değerlendirme fırsatı bulduk. hiçbirisi hayal kırıklığı değildi, bir de üstüne ostermeier hiç fena değildi. ama rateyourmusic te bunların hepsine yine 4 yıldız dizeceğim yine. 3,5 altındaki albümleri oylamaya değer görmüyorum, e öyle olunca öyle oluyor.

bunun dışında hafif akşamdan kalmadık, yorgunluk ve sonunda çeviri yaparken bir cümleyi otuz kere okumak olunca, haliyle insan pek kafasız hissediyor kendini.

neyse. kendimi teselli ediyorum E3kiel ile bir de bir iki filmekimi oldu mu bir bluz bir hırkaya talim olduk mu ekim ayı guzeldır.

bu da çok düz bir post oldu, aynı kafam gibi.

ha bir de çok efektif çeviri yapıyomuşum gibi eski bloguma baktım biraz. bir ara gidip gelmişim hakikaten, hatlar bayağı karışıkmış, ama bana öyle geliyor ki her hal şu çeviriyi 392892834 kere okumamdan daha iyidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder