12 Nisan 2012 Perşembe

doğumgünleri

sahnede şarkı söyleyen iki kadın. onları izleyen ben. sanki 90'lar, sanki henüz istiklal tekinsiz. sanki siyah kazak ve sanki bira içen ben ben değilim. sanki izlemekteyim kendimi. ve boşluğa doğru yol alırken her karşılaşmanın anlamı varmış gibi.

böyle bir kopuş işte.

bu iki gün doldu taştı. dokunduk çünkü, dokundum. sonra perspektiflerden perspektif beğendik, farklı pencerelerden kafamızı çıkarıp baktık aynı bahçeye. meyhanedeki en gençlerdik. sonra eski bir şarkı kıvamında, en yaşlı günlerimiz. en yaşlı günlerim.

sonra taşların kokusu, yeninin kokusu ve boşluğun etrafında el ele tutuştuk. kaçamayacak kadar güçlüydük.

ve hep uzaktan, kendi içimde uzaktan, odanın köşesinden izleyen kim. pek bilemedim. o inatla çekiyor beni odanın en görünmeyen köşesine. gelen mesajlarda hayatımda başarılar. hakikaten bırakın gideyim. hiçbir şey önemli olmamış, önemli değildi ve sanıyorum önemli olmayacak. insanlar dışında, hiçbir şey.

çünkü sanki hepimiz bir suyun yüzeyinde yüzmeye çalışır halde. hep beraber el ele dibe gidelim. böylesi güzel, böylesi daha huzurlu.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder