25 Ocak 2013 Cuma

yeni hayat

floating in space vol. 1 başlıklı yeni hayat felsefem doğrultusundaki ilk eylemlerimden birini bugün gerçekleştirdim. bir günlük bir karar sanıyordunuz değil mi? (kaç kişisiniz, heyy dışarıdakiler? galiba bu bloğu yalnızca esra okuyor). neyse. bir günlük bir karar değildi. çizgileşmeye yönelik girişimlerim devam ediyor. bir yere giderken niye gidiyorum ki? sorusunu sormuyorum, yalnızca gidiyorum.

bugün voleybol oynadıktan sonra if'in partisine gitmek mesela bu çerçevedeki girişimlerimden biriydi. maksat aksiyon olsun, maksat atraktif eylem olsun. 

amaca ulaşıldı. gidildi ve gelindi. beklentisiz, bir hamur gibi yoğrulmak güzeldi. daha az direniş daha çok uyum, daha çok para harcanması. yeter ki nefesler arası sayılmasın değil mi?

nisan'da mini bir tatil planlıyoruz. bütün umutlarımı oraya zulaladım. orada yine bir aydınlanma yaşacağım ümidindeyim. ağaçlara bakıp iç geçirip toprakla sevişmeyi düşünüyorum. o zamana kadar da neden istanbul'dayım sorusunu ve daha başka bir çok soruyu sormayacağım bir meşguliyetler ağı yaratmayı planlıyorum kendime. çay bahçelerinde de başkalarının dünyalarına daha çok dikkat edeceğim. daha çok kitap okuyup film izleyip yine başkalarının, oo başkalarının dünyasında kendimi kaybedeceğim. 

this is the plan.

pınar selek'e müebbet hapis demişler, hakikaten ben böyle dünyanın ağzına sıçayım. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder