bugün de parklara gittim. kalabalıktan zor gibi görünüyor "somut" taleplerin edinilmesi, ama konuşmak iyidir.
ama günüme damgasını vuran ve maalesef yine hayatla aramın bozulmasına sebep olan olay metroda yanıma oturan adamlar ve onların, özellikle de bir tanesinin öküzlüğü oldu. bir şeyler değişecek, değişebilir, değişeyazabilir diye düşünürken öküz bir adam ve beni kesme çabası, bir metroda barınamamak, oturamamak, seyahat edememek, bakış ve göt kaydırma ekonomisinde en yoksul sınıfa düşmek sinir bozuyor, sadece sinir bozmuyor, savaş baltalarımı çekesim ve adamlara giresim geliyor.
ve tepki vermekle vermemek arasında kalmak en zoru. "tam da" bir şey yapmıyor olduğu için, 35000 tane insanın ilgisini üzerine çekip orada olay çıkarmamak için insan sürekli bir muhakeme halinde oluyor. bir yandan da bakış ve rahat oturmak (kısaca V oturuşu) olay çıkarmak için yeterli olmayabiliyor, deli kadın damgası yenebiliyor. ama en çok da bir köşeye sıkışıp ona yaşam alanı bırakmayan adama "yenilmek" istenmiyor. o sebeple oturduğu yerden kalkmıyor kişi. yüz ifadesi ciddi, sinirler gergin, böyle bir yolculuğa mahkum oluyor. ve adam bunu kendine hak görüyor ya, dünya onun çiftliği ya, işte orada başlıyor savaş baltaları.
neyse, hayat böyle zor. ankara'da müdahale var şimdi, istanbul'da ise forumlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder