27 Şubat 2014 Perşembe

büyük resim

ulrich schnauss'un hafif pop tınılı, akışkan, uçucu tınılarını dinleyince olduğum yerden havalanıyorum sanki. biraz yaşlı gözlerle kendime (soyut gözyaşları), yanımdakilere, uzaktakilere, herkese bakasım geliyor. duygusal ve hümanist sayılabilecek bir katarsise sahip bir amerikan filmi bakışı bu biraz da. bir şekilde aynılığımızı, az biraz mutlu olabilmek için uğraşımızı, hırslanışlarımızı düşünüp, bir an kendimi rahat bırakıp ağlaklaşmak istiyorum. birbirimize acımasızlığımızı kenara bırakıp aynı gemideymişiz gibi düşünmek hüzünlendiriyor. adalet terazisini bir kenara koyup şefkate yaslanıyorum. kendimi salıp regl öncesi dalgalanmalara vuruyorum. hoşuma gidiyor. herkesi çok seviyormuşum hissi geliyor. bir lsd kafası yaşıyorum belki. ama bu yumuşaklığın içimde, bir yerlerde olması iyi geliyor bana. kendime şefkatlı bakabilmemi, beni çevreleyen yapıları da kendimi de çok büyütmemi, işteki halimi hoş görebilmemi sağlıyor. çok yaptığım bir şey değil bu sanki.

adalet ararken yargı ve yargılama tanımı gereği birlikte geliyor. adalet arayan, şefkati bir süreliğine öteliyor. büyük resmi düşünüyor, ana odaklanmıyor. ama şefkatte de iyi gelen, çok iyi gelen bir taraf var. şefkat hareketi diye bir toplumsal hareket yaratmak anlamsız geliyor hala. ama her türlü ikili ilişkinin aşkın hallerinde şefkatin çok, ama çok iyileştirici bir tarafı var. 

genelde dokunmayla daha kolay gelen, saç okşarken, birinin gözündeki kirpiği alırken, bu ilgilenme hallerinde ortaya çıkan, insanı bazen irkilten, o insanla ilişkisinde "unutuğu" bir yakın oluşa dair tuhaf bir parlama anı oluyor. şaşırtıyor, ama bir coşku da veriyor. ondan öte, o kadar da kontrol edemediği, tanımlayamadığı bir ilişkisel alana dair bir ipucu oluyor. o alanın varlığını ve ihtimalini hatırlatıyor. 

işte bu anlara bir sihir, bir büyüsellik atfetmezsem eğer, hayat çok kururmuş gibi geliyor. bu şefkatlilik hallerine tutunmalarımızı, oradaki aynılığımızı hatırladığımda ise, dramatik filmimin son sahnesinde, çevrem ve kendim için soyut gözyaşları dökmeme sebep oluyor bu işte. adaletin büyük resminden, şefkatinkine bir geçiş yapıyorum, savunmasız kılıyor, ama içimi yumuşatıyor.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder