ameliyatı oldum. psikolojik yükü ağır, acı yükü görece hafif bir operasyondu. ilk bir haftası hem insanların arayıp sormasından, yanımda olmasından hem de elimdeki zamanın verdiği coşkudan görece fena geçmedi. sızı, ağrı kısmı, yemek yiyememe kısmı bazı anlarda tali kaldı. ağzımdaki damaklık sebebiyle dişlerimin arası iyice açıldı. bir şeyleri değiştiresim, düzenleyesim geldi, kütüphaneden başladım.
sonraki hafta işe alışma (alışamama da) ve aslında işle ilgili sürekli taşıdığım suçluluk duygusunun farkına varma ile geçti. görece hafifti. dişler iyice birbirinden ayrıldı. doğum günüm geldi. gelene kadar da gündemimde değildi. herhalde ameliyat olmanın da etkisiyle bayağı güzel bir doğum günü geçirdim. hoşuma gitti, baharın geldiğini fark ettim. aylar sonra kemik düzelecek, ama en azından yediklerimi genişletmeye başladım.
ve bugün işle ilgili farkındalığımı kaybetmeme sebep olacak şeyler oldu yine. bir takım sorgulamalar, basın toplantıları, etik mevzular. biz kağıt üzerinde çok güzel şeyler yapsak da, işlerin gidişatının bu ülkede hep bir kırılganlık içinde olduğunu bir daha görmek acıydı. ve şimdi bir pazartesi akşamında yine kaçma isteğiyle baş başa bıraktı beni.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder