kahve sigara yaparken icimden de dusunuyordum, bana sorulsa, anlat deseler bu cocuklara ne dusundugunu. ne kadar zor, egitim sisteminden gecmis, henuz padisahlardan, kumandanlardan, savaslardan uzaklasamamis cocuklara bunu anlatmak. biri cikip diyebiliyor cunku, turk kimligi ust kimlik olsun diye.
baslasam diyorum, aklima ilk olarak benedict anderson geliyor. milliyetciligin ne zaman dogdugu, aslinda ne kadar yeni bir kimlik algisi oldugunu soylesem diyorum. binyillarca insanlar bu sekilde yasamadilar, bu sekilde tanimlamadilar kendilerini, ama simdi ne kadar gercek, ne kadar bize dair, ne kadar dilimizde algimizda desem. bakin o da irlandali ama bunlari soyluyor desem. yok olmayacak.
'otekilestirme' desem. ne kadar aciklanamaz hale geliyor bu kavramla da. (ya da ben aciklayamiyorum:). otekiler o kadar cok ki hayatta 'oteki' taniminin muglakligini bir kenara biraktigimizda. farklilar sonsuz. ve hayati "anlasilir" kilmak adina, onunla basa cikabilmek adina insanlari bu kategorilerin icerisine sokup sokakta yuruyoruz biz desem. ama bu kategorilerin neye gore nasil olustuklarini bir dusunsek desem. bize oteki olanin zamanla ve mekanla ne kadar degisebildigini, en azindan sabit olmadigini aciklayabilsem. olmuyor. yine kendime konusuyorum.
baskin oran'in gecen gunku makalesinden ornek gostersem dedim sonra. baskin oran ismi ne kadar fazla sey anlatiyor. boyle bicak sirtinda bir mesele, isim verdigin anda o isme yapistirilmis bir suru etiket senin de oluyor.
ve kendi universite egitimimi hatirliyorum sonra. universite 1deki sudan cikmis balikla basa cikma halini. cogu insanin ilk genclik yillarinda hayatlarinin parcasi olmus; bayrak ve turkluk etrafinda toplanmis rituellerin bir insan buyurken nasil bir rol oynadiklarini dusunmek yetiyor aslinda bu sudan cikmis balikligi anlatmak icin. milli tarih anlatisi disindaki herhangi bir seyle karsilastiklarinda bircok insanin verdigi sert tepki, ya da yine bircoklarinin hissettigi 'bugune kadar gudulmusum' hissi acikliyor aslinda o anlatinin hayatlarimizda ne kadar onemli bir rol oynamis oldugunu.
sigara bitti ikincisini yaktim ama. eriskin insanlara degil de, cocuklara anlatamamak hali umitsizlige surukledi beni. bu konuyu bu bicak sirti halinden cikarmak isterdim cunku. cocuklarin, egemen anlatinin disinda bir sey duyduklarinda sert tepkiler vermemelerini, ya da salak gibi hissetmemelerini isterdim cunku.
bir yandan da iste boyle umitsizlikler hareketsizlige surukluyor insani dedim. belli de olmaz, belki bu bicak sirti durum o cocuklarin dunyasinda daha konusulabilir, anlasilabilir bir hale burunur. bir sekilde konusabilmeliyim, konusabilir olmaliyiz.
ben de bircok seyi ogrenirken bunu ogrencilere anlatacak olsam nasi anlatirdim sonra ogrenip ogrenmediklerini nasil anlamaya calisirdim diye dusunuyorum. bence tecrübeyle nasil anlatacagini bulursun ve her cocuga, gruba gore de degisecek anlatm tarzi... neyse uzattim. bence boyle bir seyi dusunuyor olman cok guzel bir sey, hem de iyi bir ogrenme, ogrendigini hazmetme yontemi, onu dicektim.
YanıtlaSil:)henuz belki hazmedememisimdir de. bu yaziyi yazarken bi an konjonktur cok dolu, agir geldi. nasil ondan silkilinir onu dusunuyordum bulamadim ama dedigin gibi bir anlatim yolu bulunur istenirse.
YanıtlaSil