18 Temmuz 2011 Pazartesi

sıcağın kelime üzerindeki gevşetici etkisi

sıcak harfler arasındaki bağlantılarda esneme yapıyor. söyleme, söyletme isteğinde bir rehavete sebep oluyor. şimdi istanbul sporları dahilindeki bilmemkaçıncı haftamızda, bilmemkaçıncı günümüz ve hatta yılımızda sanki uzayda inertia halinde bir gök cismiyiz. hangi hızla başladıysak öyle devam, bir takım rutinleri yerine getirmekteyiz. mesela işe gitmem para kazanmamı, para kazanmam yemek yememi, yemek yemem enerji toplamamı, enerji toplamam da işe gitmemi sağlıyor.

bunun dışında anlık okazyonlar yaratarak sıcaktan kurtuluyorum. herhangi bir şeye yetişiyormuşum, herhangi bir toprakta gelişiyormuşum gibi hissetmiyorum. yaz öyle bir aktör ki hayatımda ancak onun etkilerini minimize ederek geçirmeye bakıyorum. yazı "arzu"layan insanları anlayamadım, anlayamıyorum. yazımız şehirde olduğu zaman pek bir şey anlayamıyoruz ki ondan, ne demeye yazlanalım ki?

şimdi "bildiğin gibi değil" sebebiyle dün akşam uyuyamadım ve beklenmedik bir etki oldu bu hayatımda. gözlerimi açıyorum gece, kapıyorum bir ev taranıyor, açıyorum, yine gece, sonra yine aynı görüntü, sonra sabaha karşı, yine aynı ve sabah şeklinde bir uyku.

bütün büyük sözcükleri, yaftaları, büyük işlerin ve büyük olanların yarattıkları etkiyi silkelemek lazım. hayat beden ısımızı kontrol etmeye çalıştığımız ilginç bir oyun. bizler de suya ve minerale ihtiyacı olan bitkileriz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder