20 Mart 2013 Çarşamba

bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete

ne kadar özlü bir söz bu. hayatımızın bizim peşimizden koşmasındansa, biz onun peşinden koşuyoruz. artık iyice şöyle hissetmeye başladım: bu konuşan ben değilim, bunları yapan ben değilim.

şu an ise benle (ne menem şeyse o) tekrar buluşmuş durumdayız, bu satırları yazıyoruz. yarın sabah tekrar ayrılacağız. bir parçamı evde bırakacağım, inönü stadının oradan geçerken bakışlarımı ufukta bırakacağım (romantik ama gerçek). 

ve konuşmak, yazmak ve düzeltmek üzere evden ayrılacağım. 

aidiyet hissi bu durumlarda iyi geliyor. bir yere, bir gruba ait olma hissi. şimdilik bunu sayıları gittikçe azalan çay bahçeleri ve evden kurmuş durumdayım. yakın arkadaşlar gelince hayatın tonu değişiyor, gidince onlar yine kürkçü dükkanımızdayız.

yeni bir albüme ihtiyacım var. çok güzel olsun. yapılmamışı yapsın. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder