bu işin sonu nereye varacak, merak ediyorum.
bir iki arkadaşımın işlerinin sergilendiği sergiler devam ediyor mesela, mesela benim oluşması için çalıştığım bir sergi söz konusu şu an, sonra ücretsiz girebildiğim bir film festivali var, sonra cumartesi gününe güzel bir konsere bir davetiye var, sonra bilmem başka kimsenin nişanının bol içkili kutlaması var, uzun zamandır gelmesini beklediğim bir film vizyonda, yapmam gereken ev alışverişleri var, çeviri geliyor, reddediyorum, izlenmeyi bekleyen tonlarca film ve okunmayı bekleyen tonlarca kitap ve dergi var, oraya buraya çağıranlar var, o var, bu var.
hiçbirini yapasım ve gidesim yok. bunlara eşlik eden bir depresyon da söz konusu değil. sadece yapasım yok. tv bile açmıyorum, dizi izleyemiyorum, kimseyi aramıyorum. sadece müzik dinliyorum -aynı grupları dinleyip duruyorum, yeni müzik keşfetmeye de üşeniyorum- çok arada tvit saçmalıyorum ve sigara içiyorum. öyle özel yemek yiyeyim, hali falan da yok. kahvaltı yapıyorum eve gelince. bu nedir çözemedim, hakikaten düşünüyorum ve çözemiyorum. zira gündelik hayatın akışında yalnızlaştığımı hissetsem de rahatsız değilim bu durumdan. korkutmaya başladı hafiften. çaba gösteresim yok ama hiçbir şey için, içimden gelmesini bekliyorum, lakin gelmiyor. hava da soğudu zaten. çok tuhaf oldu bu durum çünkü daha önce böylesi bir dönemim olmamış galiba. depresyon dehlizleri oldu elbet, ama bu farklı. gerçekten iyiyim bir yandan. eve gelmeyi seviyorum falan. işteyken fenalıklar geliyor, eve geliniyor, yemek yeniyor, müzik açılıyor, internette geziniliyor, oyun oynanıyor.
peki bu durum ne kadar devam edebilir? bir sonraki yaza kadar etmemesini umuyoruz. ama bir insan nasıl film seçmeye ve koymaya üşenir de 1 saat boyunca soğukta yürümeye üşenmez. bu ne yaman çelişki anne? bak korktum cidden. bayram gelsin, kırılma yaşansın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder