yağmura rağmen, mümkünse boğazımdan hafif yakarak geçecek, aynı şekilde sayın damarlardan kolun o kısmını soğutarak saygıyla geçecek sıvılara ihtiyaç var. bunun cevabı kola! damarlarıma sakarin ve aspartam basıyorum, mutluyum çocuklar. kahkalar atasım var.
sayın ve saygın kelimeleriyle işin ritüalistik kısmına vurgu yapabilmişimdir umarım. kolayı araya sokarak da sağlıklı yaşamın patetik (acınası?) hallerine gönderme yaptım. bu cümleleri içerecek (kesinlikle deprosyonlu değil) bir yazıya başlayasım var. deprosyon kelimesi işin koyuluğuna, içinden çıkılmazlığına, o haldeyken sıklıkla bedeni örten yorganın varlığına daha bir vurgulu işaret etmiyor mu? deprosyon.
böyle hafif saçmalamalı, özel-referanslı konuşmalar yapmaya başlayınca karşındaki insanın surat ifadesi komik oluyor. bir sempatisi yoksa garipser (tuhafsar?) yok seviyorsa (bence geri döner) anlamak için gözlerinin içine dalacakmış gibi, hafiftan yalvarır şekilde, ama beni de burada yalnız bıraktın, der biçimde bakar (nereye düştüm ben ifadesi). ve böyle ayrıntılara bayılıyorum. saçmalama mevzuundan karşıdakinin göz ifadesinin (göz ifadesi diye bir şeyden bahsedebilir miyiz? bence ederiz) girdiği hallere kayabilir muhabbet burada. böyle akışkanlıklar da güzel.
ve işte bu yazıyı yazarken -normalde bir kutu kolayı bitiremem, yarısına gelemem- muhabbet güzelse (kendi kendine muhabbet? allah artırsın) bitiyor o kola. rabbimin hikmeti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder