chelsea wolfe karanlıkta şarkı söyleyebiliyor. karanlık bir fonda grinin ve kırmızının tonlarıyla oynuyor, yerlerini değiştiriyor, beynimdeki pusun üzerine nefesini üflüyor. chelsea'nin kendisi gibi 3 arkadaşı var. o üflerken etrafı kolaçan ediyorlar. cadıları avlıyorlar, cinlerle konuşuyorlar, evlerden ırak ne varsa, hepsini üflemesi için chelsea'nin bohçasına atıyorlar. chelsea'nin ilk sorduğu soru şu: how can you live with yourself?
ormanda bir evim var benim. arada chelsea misafirliğe geliyor. hasbıhal ediyoruz. bitki çayları içiyoruz. saçlarımı onun gibi siyaha boyamamı salık veriyor. ekibin dördüncüsü olarak beni de derinliklere götürmek istiyor. sevgili chelsea beni her ziyaret ettiğinde, bir beyaz saçım daha oluyor.
how can you live with yourself?
sonra şehirde, bodrum katında bir evim var kiraya verdiğim. içerisinde iki sevgili yaşıyor. adamın sesi yorgun, her gün kadınla konuşuyor. kadın başkalarıyla, gün batımıyla, uzaklarla. you look me in the eye directly, you make me.
bir pisliğin içerisinde yuvarlanıp gidiyorlar. onlara özeniyorum. night/day, i dream of making love to you now baby. the mess we're in.
rüyalarımda ise su altında yaşıyorum. o hani, kimseye anlatamadığın şey neyse, onun içerisinde debeleniyorum. kafamı suyun üzerine hafifçe çıkartıp, bir nefes alıp şeye geri dönüyorum.
ben zerk etmeyi biliyorum. kimsenin zerk etmediği şeyleri zerk etmiş bulunuyorum. kimsenin zerk etmediği şeyleri zerk edebilmek hoşuma gidiyor. kimsenin girmediği o şeyin içerisine girmek hoşuma gidiyor. suyun üstündeki günışığı göz bebeklerimi bıçak gibi kesiyor. günün mantığı, yürüyüşlerin ritmi, aklın salimliği kesiyor, şah damarıma küçük bir iğne batırıyor. benimse ağzımdan göz bebeklerim fırlıyor. su altındayım. kimsenin zerk edemediği şeyleri onların yerine, onlar için ben yutuyorum. petrolle zehirlenmiş, kanı görmüş organik bir bulamaçım. bir kulağımdan giren balıklar, diğerinden çıkıyor. bir put gibi duruyorum suyun altında. krizler, depremler, trajediler. ben yerimden oynamıyorum. stoik.
sana tavsiyem: öp ve ağla. bunu yaparsan en sonunda yanıma gelirsin. ama ilk önce ıslanman, sırıl sıklam olman gerekiyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder