14 Temmuz 2015 Salı

fotoğraf

geçen gün konuşuyorduk. ö. bütün arkadaşlarının, evlendikten 2-3 yıl sonra dahi, evlilik fotoğraflarını bulup facebook profili yaptıklarını, buna sinir olduğunu, bu olaya bu kadar önem atfedilmesine de sinir olduğunu söyledi. facebook deneyimimiz bir takım anlara geri dönüşten, iki tur atıp fotoğraflar aracılığıyla en iyi görüntülerimizden bir seçkiyi döngüye sokmaktan oluşuyor biraz. evlilik anı da işte başvurulan bu anlardan, en iyi görünüldüğünün düşünüldüğü, en umutlu olunduğunun kurgulandığı, sosyal olarak en kabul görülen zamanları imleyen anlardan. o da bir geri dönüşüme sokuluyor. ve tazelik istendiği anda tekrar profile sızıyor. umut ve tazelik hayattan gelmeyince, arşivler açılıyor.
o anın temsil edilişi ise doğası gereği bir eksik kalıyor sanki. fotoğraf hep mükemmelin bir adım gerisinde durmaya mahkum. yabancılaşılan, dışına çıkılan bir durumu bir nevi elde tutma endişesini yansıtıyor. 'tepe'yi deneyimledikten sonra dönüp geriye bakılan hüzünlü bir ana denk belki de.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder