3 Eylül 2012 Pazartesi

günlük v2

her gün günlük tutmaya başlasam, sanırım tarihini en iyi yazabileceğim şeyler çay bahçeleri olurdu. bir patti smith - just kids olmazdı. yalnızca çay bahçeleri, çay, türk kahvesi, su, yapraklar, kitaplar, gazeteler ve çiş yapacak yer arama üzerine bir kitap. arada güzel arkadaşlarla yapılan sohbetler de hikayenin doruk noktalarını oluştururdu. ve elbette her günün bir playlisti olurdu.

bir de philip glass'i yazardım. kulaklıktan albümünü duyduğumda gayri ihtiyari başımı yukarı kaldırıp gökyüzünü iki taraftan pençe gibi kapatan dallara, onların üzerindeki yapraklara uzun uzun bakmaya utandığımı yazardım. çay bahçesinde "garip" sayılmamak için belli bir süreyi aşmamak gerektiğini, ama elbette bunun her kültüre göre değişebileceğini yazardım.

arkamda hüzünlü terlikler bırakarak denize koşsam diyorum. gerçekten önemli kararlar vermem gerekirken vermemeyi tercih edip, yoldan sapıp sahile çıksam diyorum.

güzel planlarım var. içinde insan ve yaşam pek yok.

ters duran bir balığım, ona düz dünyasından bakan başka bir balığım daha var. böyle içimde bakışan iki adet balığım, bir de neyse ki patti smith'im var.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder