3 Eylül 2013 Salı

pan.american

pan.american, loscil, biosphere, slow dancing society, beef terminal. bunların hepsinde her türlü aşırılığın üzerini törpüleyen bir dinginlik söz konusu. bulut gibi, sis gibi, yavaşça aydınlanan gökyüzü gibi, sabah mahmurluğu gibi, sessizlik gibi müzik. çoğunluğun dinlemekte zorlandığı bu müzikler bana iyi geliyor. şu an sırt kaslarım, bacaklarım, ayaklarım, ellerim ve parmak uçlarım ağrıyor. fonda pan.american çalıyor, bu uyuşma işte çok güzel.

kendine tepeden, yandan, sağdan ve soldan bir bakışın olmadığı, yalnızca bir pelte olarak var olduğun bu hali seviyorum. içten tetikleyen bir huzursuzluk, enerji yokken, enerji saçılıp geriye sadece artıklar kalmışkenki bu oluş hali çok hoşuma gidiyor. hoşuma bile gitmesine gerek yok, bir yargıda bulunmadan, duruyorum. sevgi, öfke, kırgınlık, heyecan yok. baslar var, atmosferik bir müzik var, bir devamlılık var, kendine dikkat çekmeden, arka fonda destek oluyor, kaplıyor, kapsıyor.

işte uyuşmak bu yüzden güzel. gündelik halime çok uzak ve olduğu zaman hiç gitmese diyorum bazen.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder