30 Nisan 2013 Salı

kısacık, yoğun bir akşam

"kısacık yoğun bir akşam
herkesin yüzünün bir anıya karıştığı
yoğun bir akşam
bana bir memur gibi davrandılar hastanelerde
ve bir intihar üstüne söylenti
bütün kıyıları dolaştı durdu
kısacık bir akşam"

turgut uyar kalbimin mini mini tellerine dokunuyor. hava yaz kokuyor. thomas bernhard, her insan bir sanat eseridir, diye konuşturuyor anlatıcısını. sanki benim de uzak geçmişimden tanıdığım birilerini şöyle tanımlıyor: "sonunda kendi başarısızlığına aşık oldu, hatta vuruldu, diye düşündüm."

sonra bir arkadaşım ayrılık sonrası acı çekiyor. bana benim ayrılık acılarımı soruyor. nisan günleri haziran zamanlarını andırıyor. açık camdan içeri halı sahada maç yapanların sesi giriyor.

pivot akşamüstü hayallerine la mer'le, sabahın ilk ışıklarına incidental backcloth'la selam çakıyor.

ben bir zamanlar bir yaz mevsimini bilgisayar karşısında, perdeler kapalı şekilde öz yıkımla geçirmiştim. sonra ben taaa hazırlıktayken bir gün otobüste aklımdan geçen bir fikrin daha önce kimsenin aklına gelmediğinden emindim.

sonra ben bir zamanlar yaz mevsimlerini gelecek konserler, akşamüstleri, karpuz ila peynir, yandan yandan bakışlar, soğuk biralar ve ince kıyafetler için arzulayabileceğimi düşünmemiştim. söylediğim ve söyleceğim her şeyin daha önce söylenmiş olduğuna inanmış olacağımı tahmin etmezdim.

mevsimler ve yaşlar ilerliyor işte böyle böyle. arkadaşlar üzülüyor, hep birlikte üzülünüyor, kahkahalarla ağır havayı azıcık dağıtıp mevsimlere başımızı sokup çıkarıyoruz. en azından çok çalışılacak olunsa da bir gün dahi yüzme ihtimalinin olması hoş, şu kadar terane içinde bekleyen yazlıkların olması da.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder