dün gece rüyamda yeni bir evde yaşadığımı, o evden de minibüsle işe gittiğimi gördüm. uyandım.
bu sabah alanya'da gökyüzü o kadar güzeldi ki mercekten içeri tüm renkleriyle kolayca girdi.
tatil sonrası depresyonuna girmedim. belki sabah 5 30'da kalkmış olmanın getirdiği bir yorgunluk, arkadaşlarla bir mutfağa sıkışıp sabaha karşı sakin sakin muhabbet etmiş olmanın doygunluğu var. fakat bir karar vermem gerekmiş gibi hissettim. şu görüntünün hissi benden uzaklaşmadan, bir dut ağacının altında daldan meyve koparıp yerken bana çocukluğumu hatırlatan şeye dair sezgi beni terk etmeden bir karar almam gerekmiş gibi geliyor. elimden kaçmadan.
buradan gidebilirim. evet o klişe kararı ben de verebilir, şehri terk edebilirim. para kazandıracak bir mecra (freelance mesela) bulup çok daha az kiralı bir evde, denizi deniz olan bir yerde yaşamımı idame ettirmeyi deneyebilirim. bu şehirde çok az insan kaldı sanki. uzaktan gelenler de gittiğim yere de gelirler belkim, kimbilir.
verilecek kararda korkutan sorular: ya geri dönmek istediğimde zaman çok geç olursa, öylesi yalnızlık nasıl ola gibileri oluyor herhalde. bunlara cevabım yok. böyle bir şey yaparsam çok yalnızlaşabileceğimden korkuyorum yes. aynı şekilde şehre daha kötü bir işte çalışmak için geri dönmek de var. lakin, nasıl nasıl nasıl gidesim var. kendime 9-10 aylık bir sınır koyup nihai bir karar almak isteğindeyim. ben burada durmam için yeterli bir sebep göremiyorum. hala akademik ihtimaller flu bir biçimde uzaktan endam etseler de mevcut yaşam düzeninin daha fazla sürmemesi gerekiyor. bu kadar metroya binmemem lazım ve az çok yürüdüğüm, tırmandığım, bisiklete bindiğim, koç burcu olmanın gereklerini biraz olsun yerine getirebildiğim, daha okuyabildiğim, yazabildiğim bir ortama geçiş yapmam lazım. bunu da buradan dünyaya ilan eder, böylece kendimi de bir nevi teşvik ederim.
gidip de yazamamak var, çalışıp da para kazanamamak var. bunların hepsi mümkün. ve fakat belki de tuttururum, belli mi olur?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder