hayaletler için bir playlist hazırlamak istiyordum. şarkıları seçtim, sıralamak kaldı.
canına susayanlar, parkeleri yalamak isteyenler, karanlıkta oturmaktan rahatsız olmayanlar için, diyerek sunmayı düşünüyorum. oh lala psikopat. içerisinde kaboom karavan'dan kreng'e, rudi araphoe'dan elegi'ye bir takım karanlıklar olacak.
bugüne kadar bu nevi karanlık, şaibeli ve basbayağı rahatsız edici müziği seven çok insanla karşılaşmadım. karşılaştıklarım da zaten hayatı kalktım müzik, yattım müzik olan, ortak tanıdıkların değil yalnızca müziğin bizi tanıştırdığı insanlardı. genelde "indie" çevremde bu "damardan" şarkıları dinlemem biraz şaşkınlıkla karşılandı, çoğunluk mutlu, hüzünlü, elbette "insani" bir şeylere değen şarkılar dinliyordu. bundan daha anlaşılır bir şey de olamaz halihazırda. doom/death metal sevmek gibi de değil bu. insanı aksiyona da sokmuyor, kendini deşesini de getirmiyor veya kont da zannettirmiyor.
ve fakat varsa böyle bir tanımlama ben hep uzayın, boş sokakların, tekinsiz varlıkların müziğini sevegeldim. içinde huzurlu hissettim. şarkının ortasında nereden geldiği belli olmayan bir ses, bir uğultu beni mutlu etti. "musique concrete" mesela ya da olmayan dünyalara dair imkansız müzikler diyelim, iddialı bir tanımlama olsun. ya da biosphere, loscil, deathprod, ben frost ve her türlü drone/noise/ambient ile boşluğa gidip gelmeyi sevdim. bunların bazıları öyle ki müziği dinlerken hayal kurmaya çalışırsa insan ancak yıldızları, gezegenleri, karla kaplı kutbu, boş fabrikaları, denizin 200 metre altını falan canlandırabiliyor gözünde.
işte en azından bu damarlardan birinin playlisti yolda. bu güzel bir gelişme kendi adıma. bu aralar yapmaktan zevk aldığım tek üretken eylem bu olsa gerek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder